köstebek yakalama sanatı

     Şaban OK

      Hacılallının bence en büyük ve ezeli düşmanı kossü olsa gerektir. Ben beni bildim bileli bu “kör ve dört dişli” hayvanla Hacılallı barışamamıştır. Çocukluğumda Şaban dedemin  “Keleşin Bağında” soğanın  pülü oynarken Muzaffer abime “goş oolum gazmayı getir” dediğini ve ağabeyimin de “lömbür-lömbür  kazmaynan geldiğini hatırlıyorum.

Eee böyle koşarak gelirsen kossü kalır mı a canım? Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçer.

     Tabi o zamanlar  kössünün kör olduğunu ama çok mükemmel bir şekilde titreşimleri hissedecek  iki adet kulağının olduğunu bilmiyorduk. Ya da düşmanımızı tanımıyorduk bile.  Bebeyken argabı yakalayıp etrafına ispirto döker  ateşlerdik. Gayakertişi’ni de yakalar sağ sağ kuyruğundan cevizin dalına asar altına ot kor yakardık. Mübarek nası kokardı. Herneyse akrep de kendini sokar öldürürdü… akrebin yerinde siz olsanız n’aparsınız kimbilir?

Kossüyü de iyi tanımak lazım. Tatiyos değişik değişik bir milyon tane tünel yapıyor. Ondan sonra da gaşınan göz arasında gayri Allah ne virdiyse patatesi soğanı  çekip götürüyor.

     Bu yaz gaynanamın bağında inat ettim kossünün deliğinin başında bekledim yakaladım… ki bizim bebeler “kossü” deyince iki saat ağızlarını açıp aval aval bakmasınlar diye. Bebelerin eline verdim inceledim, fotoğrafını  çektim. Ölüsünü de tut ağacına astım. Yakaladığım yere defalarca gidip baktım… eşi filan gelmedi.

     Kossüyü yakaladım ya gayri gaynanamın yanında siz beni görecektiniz. Sanki yüz dene gavur vurdum!

     Kendime özgüvenim gelmişti. Gazeteye şöyle bir ilan vereyim dedim: “Garantili kossü yakalanır.” Ama sonra vazgeçtim. En iyisi nâmım yavaş yavaş yayılsın dedim.

     Boytaş’ın servisinde bir ağabeyimizle tanıştım. Benim kossüyü yakalama sitilimi duyunca bayağı şaşırdı. Onlar sizin bildiğiniz tuzağı kurup bekliyorlarmış. Ee gözüm sen teknoloji ilerlemeiş hâlâ aynı şeylerle kossüyü yakalamaya çalışıyorsun. Olmaz ki. Yeni silahlar üretmek lâzım di’mi ama?

     Allah kossüye çok hassas iki kulak, sivri diş verdiyse bana da “akıl” vermiş. Saksıyı çalıştıracaan.

     Valla diyenin yalancısıyım kossüyü yakalamak için günlükçü tutan bile varmış. Haa birde diyorlarki soğanı patatesi dikerken yedi kere “Ayetel kürsiyi” okursan kossü o bağa yaklaşamazmış. Deneyenlerden bazıları da bu yöntemin pek işe yaramadığını söylediler.

     Kossüye diyorlar ki: “Beniminen mi diktin, bana ortak mısın?” E gardaşım her şeyin bir zekatı fitiresi var. Bağıyın da bahçeninde fitresi olacak elbet. Kossü de götürecek tosbağa da yiyecek. Sen tutar tosbağayı  getneden aşağıya atarsın üç kuruşluk soğan için, yarın  Allah korusun on liralık zarara uğrarsın belli mi olur.

Şimdi bana “kossüyü yakaladın da  başın göğe mi erdi” diye soracak olursanız valla vicdanen hiç de rahat değilim. Küçükken birçok arkadaşım çatır çatır kuş vururdu  ben kuş lastiğine bile heveslenmezdim.

     Ben biraz da şu açıdan düşünüyorum da…varsın onlar da rızkını yesin efendim.

Hacılallı olmayanlar için not:

Kossü: Köstebek

Kertiş: Kertenkele

 

Yorum Yaz